Bademcik ve bogaz agrisi

5 Şubat 2026 13:00
Halid Emre Aslan
0 Yorum

BADEMCİKLER VE BOĞAZ SORUNLARI NEDEN OLUR

Edmund Spenser “hastalığı iyileştiren de , mutsuzluğu mutluluğa çevirende zihindir” der.

Bademcik ve boğaz ağrıları kiminde kronik ve yerleşmiş kiminde ise dönemsel olarak tekrar eden bir hastalıktır.

Fizyolojik nedenlerin neticesidir diyip kestirip atanların, zihin ve ruh gerçeğini göz ardı edenleri göz ardı edin. İnsan onların materyalist dünyalarında ki zanları gibi değil. Araştırma dedikleri şeyler taklit ve kopyadan ve dahası yönlendirmekten öte değil. Naturalizme iman edenler dinlerinin söylediğini yapsın diyerek bu kronikleşmiş hastalığın psikolojik tarafından bahsedeceğim.

Boğaz ifade alanıdır. Ancak sadece insan konuşarak kendini ifade etmez. Yeteneklerini ortaya koyarakta ifade eder. Kendini söylemesi gerektini düşündüğü şeyi söyleyemediğinde eksik hissettiği gibi yapabileceğini düşündüğü şeyi yapamadığında da eksik hisseder.

İfade kısmını bir öğrencime söylediğimin ertesi günü trafikte kavga ettiğini karşı tarafın çok ağır küfür ettiğini ama kendisinin karşılık veremediğini ve 3 dk içinde bademciklerinin şiştiğini söyledi.

Evet kursakta kalmamalı içinizde ki benliğinizin söylemek istedikleri şeyler ve çizmek istediği sınırlar.

Bu konuyu evvel doğru beslenme, hazır gıdalardan uzak durmak ve aralıklı oruçla çözmeye çalışın. Fizyolojik kısmını atlamayın.

Ancak aynı evde aynı gıdalarla aynı şartlarda büyüyen kişilerin kronik rahatsızlıkları faklı olabiliyor. Çünkü aynı insan değiller, zihinleri farklı algılıyor. Biri işin baskı yıpratıcı iken diğeri için rahatça göğüsleyebildiği bir gerçeklik oluyor.

İkinci husus ifade. Kendi adına konuşamama ve gereksinimlerini dile dökememeye ilişkin yoğun inanç sahibi kişiler boğaz sorunu çeker. Çözümü; kendini sevgiyle ifade etmek ve hakkını en adil şekilde savunmaktır. Ve dahası savunduğunu ve ifade ettiği bilinci ve öz kabulu gerek.

Diğeri ise “Kendi adına konuşamamak. içe atılan öfke. Tıkanmış yaratıcılık ve değişiklikten korkma bilincidir. Kişi kendini özgürce ifade etmenin bir sakıncası olmadığını bilecek böyle davranacak. Kendinin neşeyle sevgi ile ifade ettiğini bilecek ve kendinden içinde bulunduğu durumdan razı olacak. Kendini eleştirmeyecek.

Devamı yorumda>>>>

Yani kişi kendi olamadığında ve sınırlamalar ile kendini sıkıştırdığında bu hastalık vuku buluyor.

Diğer taraftan bu durumun nerede cereyan ettiğini bulmak çok kolay olmayacak . O yüzden kişi kendi üzerine düşünmeli nerede kendini ifade edemiyor bunu keşfetmelisiniz. Özellikle en içindeki benliğinin sesini işitmeli. Yani bir hadise olduğunda dışarıdan ezbere vermiş olduğu tepkilerle gerçekten içindeki tepkiler aynı mı? Kişi bunu keşfettiğinde gerçek benliğini bulur. Vermek istediği esas tepkiyi keşfeder. Sonra öyle davranmanın bir sakıncası olmadığını fark eder.

Yetişme dolayısıyla kişi saygısızlık yapmak istemediğini ve o yüzden sustuğunu , kelimelerini bastırdığını ve kendi olma cesareti göstermediğini söyleyecektir. İçinizdeki sert kelimeler dışarı illa sert çıkmak zorunda değil. Ama illaki çıkmak zorunda.

Çünkü Kur’an’da nazikçe konuş, incitmeden konuş, tane tane konuş gibi emirler var. Ama sus dediği bir yer yok. Kelimeleri tıraşlamayı ve kendini doğru şekilde ifade etmeyi ancak kendini ifade etmeye başlayan kişi çözebilir

Yani fizyolojik olarak doğru beslenmek , zihinsel olarak kendini ifade etmek ve kendi olma cesaretini göstermek üzerine düşülmesi gereken hususlar

Diğer taraftan boğaza hacamat veya sülük uygulaması da çok iyi gelir .

Dahası ise isim eklemek . Özellikle kök çakra boğaz Çakrası harflerinin içinde bulunduğu isimler kendinize eklerseniz hem ifade etme kabiliyetinizi artar hem tesir alma durumunuz azalır. Bu da bir çözümdür. Denenmiş ve faydası görülmüş çözümlerdendir.

Ben buraya boğaz acıması ve sülük uygulamalarını fotoğraf olarak paylaşmadım ama yıllarca deneyerek bu durumun neden olduğunu görmüş ve üstesinden gelmiş biri olarak bunları tavsiye edebilirim .

Boğazınızı ve bademciklerinizi ve faranjit gibi durumları dengelemek için ebegümeci ve ada çayı uygulamasını kullanabilirsiniz .

İki su bardağı suyu ufak bir tencereye doldurun kaynamaya başladığı an bir tutam ebegümeci bir tutam adaçayı atın atın. On saniye sonra uçağın altını kapatın. İki 3 dakika süzülmesini bekleyin. Su gargara yapılacak ılıklığa geldiğinde gargara yapın boğazınızı çok rahatlatır.

Ama doğru beslenin egzersiz yapın ki bu zaten kendini ifade etmenin bir cinsidir. Aynı zamanda kendiniz olun kendinizi bastırmayın. Sınır çizmek istiyorsanız çizin, konuşmak istiyorsanız konuşun. Kendiniz olmaktan düşündüğünüz her dakika bu durumdan kurtulamıyorsunuz.

Bu konuyla ilgili tecrübelerinizi yorumlara yazabilirsiniz

@halidemreaslan

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış